Skip to main content

İstediğiniz kadar yüksek sırıklar üzerine çıkın. Her koşulda kendi bacaklarınızla yürüyeceksiniz. Montaigne

Ögeler etikete göre görüntüleniyor: Sanat Günleri

Tezhip Günleri

Thumbnail image

 

Sanat kuramcısı Hal Foster’in “gerçeğin geri dönüşü”* olarak vurguladığı durumdan hareketle, sanatın nesneyle olan kadim bağlantısının gündelik yaşamın içerisindeki nesnelerde gizli olması gerçeği desenin varlığıyla ilişkilendirilebilir. Yalın haldeki tekil nesnelere karakalemle ve kuruboyalarla farklı bir hava katan Los Angeles’ta yaşayan Avustralyalı Toba Khedoori oldukça büyük kağıtlara (yaklaşık 4 metre) desenler çalışarak adeta anıtsal bir yapı inşaa etmektedir.

 

Kimi zaman mimari formları da kullanan sanatçı, basit kurşun kalemler, sprey boyalar, karakalem tozları gibi geleneksel malzemelerle çalışmakta ve yalın nesneleri devasa boyutlarda işleyerek varoluş sorunsalı hakkında izleyicide bir tekinsizlik duygusu uyandırmaktadır. Jane Harris’in sanatçının desenlerine dair olan vurgusu kuşkusuz çok yerindedir:

Thumbnail imageKazanan ÖğrencilerThumbnail imageKazanan ÖğrencilerThumbnail imageKazanan Öğrenciler

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Heykel Günleri

Thumbnail image

 

 

Sanat kuramcısı Hal Foster’in “gerçeğin geri dönüşü”* olarak vurguladığı durumdan hareketle, sanatın nesneyle olan kadim bağlantısının gündelik yaşamın içerisindeki nesnelerde gizli olması gerçeği desenin varlığıyla ilişkilendirilebilir. Yalın haldeki tekil nesnelere karakalemle ve kuruboyalarla farklı bir hava katan Los Angeles’ta yaşayan Avustralyalı Toba Khedoori oldukça büyük kağıtlara (yaklaşık 4 metre) desenler çalışarak adeta anıtsal bir yapı inşaa etmektedir.

 

Kimi zaman mimari formları da kullanan sanatçı, basit kurşun kalemler, sprey boyalar, karakalem tozları gibi geleneksel malzemelerle çalışmakta ve yalın nesneleri devasa boyutlarda işleyerek varoluş sorunsalı hakkında izleyicide bir tekinsizlik duygusu uyandırmaktadır. Jane Harris’in sanatçının desenlerine dair olan vurgusu kuşkusuz çok yerindedir:

 

Thumbnail imageÖzel Yetenek Sınavı Sonuçları AdanaThumbnail imageÖzel Yetenek Sınavı Sonuçları AdanaThumbnail imageÖzel Yetenek Sınavı Sonuçları Adana

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Sanat Sergi Günleri

Thumbnail image

 

 

Çağdaş desen, gündelik hayatın tüm gizli dinamiklerinden ve tüm disiplinlerden beslenmektedir. Çağdaş sanat pratikleri, günümüz sanatının kendi nesnesiyle ilgili problematikleri çözmede çok yönlü yollar ve disiplinler kullanmaktadır. Resim, fotoğraf, sinema, yeni medya gibi disiplinlerin kendi aralarındaki imge ve form alışverişleri, sanat yapıtının kendi sınırlarını eritmiştir. Geleneksel anlamda disiplinlerin tek başına kullanıldığı uygulamalar elbette sürekliliğini korumaktadır. Bu süreklilik teknik anlamda disipliner (tek başına resim, tek başına desen, tek başına heykel vb. gibi) sayılabilir.

 

 

Ancak sanat nesnesinin kavramsal bütünlüğü disiplinlerarası bir yapıdan beslenir (tıp, astronomi, tarih, ekoloji, sosyoloji, mimarlık vb., bilişim sistemleri vb.) ve bu durum yapıtın tek başına bir desen veya çizim olarak olarak yapıtlaşabileceğini gözler önüne serer. Dolayısıyla desenin klasik konservatif yapısı, teknik bütünlüğü, günümüz sanatının farklı dinamikleriyle, içerikle üst üste çakışarak tanımı kolay olmayan bir sentez yapıya bürünür. Elbette her açıdan bakıldığında bir sanatçı için kalem ve kağıt vazgeçilmez birer araçtır.

 

Aynı zamanda bu araçlar hala günceldir ve günümüz sanatı için yeni bir dil edinmiştir. Yeni pratiklerin klasik/geleneksel araçlarla da üretilebileceğini çarpıcı bir şekilde gösteren çizgi ve desen, artık tek başına da bir yapıt olabilir.

 

Thumbnail imageGüzel Sanatlar Fak. Kazanan ÖğrencilerimizThumbnail imageGüzel Sanatlar Fak. Kazanan ÖğrencilerimizThumbnail imageGüzel Sanatlar Fak. Kazanan Öğrencilerimiz

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Çizim Düzeyinizi Belirleyin: Karakalem Kursu Ön Testi

Thumbnail image

 

New York ve Rotterdam’da çalışmalarına devam eden Rodos kökenli sanatçı Ellen Gallagher için çizimler ve kağıtlar, bireysel bir masal düzlemi edasında hareket eden kurgular düzenini ortaya çıkarır. Sanatçının iç dünyası ve imgeleri, hayalgücünün estetikleştirdiği objeler ve hatıralar, kimi zaman yalın kimi zaman yoğun kompozisyonlarda dokulaşarak desenin varlığına katılır.

 

Gündelik yaşamın başat göstergesi olan Amerikan gündelik yaşamı gibi olgular, feminist düşünceler ve sosyal konular bu dünyanın katmanlarında kilit göstergeleri üstlenirler. Meghan Dailey’in “bir çeşit işaret dili”11 kullandığına dikkat çekmesi kadar göze batan bir diğer durum da sanatçının desenlerini son derece titiz bir işçilikle işlediği ve desenin marjinal bir yapıya bürünüşüdür.

Thumbnail imageÇukurova Güzel SanatlarThumbnail imageÇukurova Güzel SanatlarThumbnail imageÇukurova Güzel Sanatlar

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Resim Günleri

Thumbnail image

Günümüz sanatı, desenin ve kâğıdın kurgusal yapıda şekillendiğini ve sanatçıların bağlamları yeniden okutarak ilginç bir algı sistemi yarattığını gözler önüne sermektedir. Desenin ve kâğıdın değişken ve disiplinler arası çalışmalara olanak veren ilginç bir estetiğe sahip oluşuna ek olarak, bugün önemli sanat etkinliklerinde desenlerle çalışan sanatçılar, bu duruma yükselen bir ivme kazandırmaya devam etmektedirler.

 

Cape Town doğumlu ve Amsterdam’da yaşayıp üreten sanatçı Marlene Dumas, günümüz çağdaş sanat ortamında desenleriyle önemli bienaller ve sergilerde göze çarpan işleriyle dikkat çekmektedir. “Tek fırça vuruşlarıyla bir tıpkı bir Antik Çin resmi gibi işler yapmak istiyorum”9 diyen sanatçı, suluboyanın ve mürekkebin transparan yapısını geleneksel olarak kullanır.

 

Bağlam ve içerik olarak politik imgeler, şiddet, eziyet, günah, işkence, din, kadın hakları gibi toplumsal anlamlar içeren bir figürasyon üretimi gerçekleştirir. Güney Afrika kökenine sahip olmasını merkeze alarak, güncel bir perspektiften temalarını boyasal desenin anlatı unsuruna oturtan sanatçı, çalışmalarını değişemez klasik ekollere bağlı kalarak gerçekleştirir.

Thumbnail imageGüzel Sanatları Kazanan ÖğrencilerThumbnail imageGüzel Sanatları Kazanan ÖğrencilerThumbnail imageGüzel Sanatları Kazanan Öğrenciler

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Hat Günleri Başladı

Thumbnail image

 Klasik desenin rasyonel bir sürece sahip olduğu görülmektedir. Desen, bir çıraklık deneyimi olarak Rönesans’ta olgunluk dönemine ulaşmış, Venedik ve Floransa’da renkçiliğin temelinde yer almış, ilerleyen dönemde Roma’da ve Fransa’da kurulan “Akademi” formasyonunun eğitim biçimi haline dönüşmüştür.

 

Dışavurumcu sanatçıların, iç dünyalarındaki cereyanlarının ifadesinde çok sık kullandığı desen, boyasal olarak resmin temel elemanlarından biri haline gelmiştir.* Kübizmle beraber makine estetiğinin ifade edilmesinde ve görsel öğelerin analitik kübizmle ele alınışında, vazgeçilmez bir modülasyon aracı olmuştur. Yerli kabilelelerin kum danslarından esinlenerek tuval üzerinde adeta dans ederek resimler yapan Jackson Pollock gibi savaş sonrası Amerika’ya göç eden bir çok Yeni Dışavurumcu sanatçı için de desen sık kullanılan ifade biçimidir.

 

Pop sanatının dominant isimleri Andy Warhol ve Roy Lichtenstein deseni ve boyayı çizgi romanlara yaslayarak farklı bir görsel ve bağlamsal deneyimi sanatın içerisine yerleştirmiştir. Günümüz sanatı ise tüm bu deneyimleri elinde tutmasının yanı sıra diğer disiplinlerle desenin ve çizginin sınırlarını zorlamaktadır. Rosalind Krauss, Benjamin Buchloch, Hal Foster, Alain Bois gibi sanat kuramcıları ve eleştirmenleri bu sürecin 1990’lardan sonra başladığını öne sürmektedirler.

 

Çağdaş desen ve çizimlerin bireysel hikaye şeklinde pratiğe dökülebileceğini, ortak bellek, bireysel mitoloji, kültürel miras, çok anlamlılık, kamusal alan ve sosyal yaşamın sınırları arasında desenin varlığının oldukça değiştiğini, klasik sanatçılardan alıntılarla, sinema, fotoğraf gibi disiplinlerle çizimlerin kaynaşabileceğini, izleyicinin ve kamunun bile artık desene katılabildiğini belirtirler.

 

Thumbnail imageAdanada Güzel Sanatlar İçin SergilerThumbnail imageAdanada Güzel Sanatlar İçin SergilerThumbnail imageAdanada Güzel Sanatlar İçin Sergiler

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Ebru Günleri

Thumbnail image

 

Çağdaş desen, gündelik hayatın tüm gizli dinamiklerinden ve tüm disiplinlerden beslenmektedir. Çağdaş sanat pratikleri, günümüz sanatının kendi nesnesiyle ilgili problematikleri çözmede çok yönlü yollar ve disiplinler kullanmaktadır.

 

Resim, fotoğraf, sinema, yeni medya gibi disiplinlerin kendi aralarındaki imge ve form alışverişleri, sanat yapıtının kendi sınırlarını eritmiştir. Geleneksel anlamda disiplinlerin tek başına kullanıldığı uygulamalar elbette sürekliliğini korumaktadır. Bu süreklilik teknik anlamda disipliner (tek başına resim, tek başına desen, tek başına heykel vb. gibi) sayılabilir.

 

Ancak sanat nesnesinin kavramsal bütünlüğü disiplinlerarası bir yapıdan beslenir (tıp, astronomi, tarih, ekoloji, sosyoloji, mimarlık vb., bilişim sistemleri vb.) ve bu durum yapıtın tek başına bir desen veya çizim olarak olarak yapıtlaşabileceğini gözler önüne serer.

 

Dolayısıyla desenin klasik konservatif yapısı, teknik bütünlüğü, günümüz sanatının farklı dinamikleriyle, içerikle üst üste çakışarak tanımı kolay olmayan bir sentez yapıya bürünür. Elbette her açıdan bakıldığında bir sanatçı için kalem ve kağıt vazgeçilmez birer araçtır.

 

Aynı zamanda bu araçlar hala günceldir ve günümüz sanatı için yeni bir dil edinmiştir. Yeni pratiklerin klasik/geleneksel araçlarla da üretilebileceğini çarpıcı bir şekilde gösteren çizgi ve desen, artık tek başına da bir yapıt olabilir.

 

Thumbnail imageadana da özel yetenek sınav sonuçlarıThumbnail imageadana da özel yetenek sınav sonuçlarıThumbnail imageadana da özel yetenek sınav sonuçları

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Eğitim Günleri

Thumbnail image

 

Özet:19.yy.da başlayan batılılaşma hareketleri ile ülkemizin pek çok alanında gelişmeler yaşanmıştır. Cumhuriyet’e giden yolda eğitim ve kadınların sosyal hakları konusunda önemli adımlar atılmıştır. Eğitim düzeyi yükselen kadınlar buna paralel olarak sanatla da ilgilenmeye başlamışlardır. Kadın sanatçılarımızın çoğu üst düzey görevlere sahip, eğitimli bir aileden gelmektedirler.

 

Kimileri sanatçılardan özel dersler alarak, kimileri de daha geç dönemde açılan Sanayi-Nefise Mektebi’nde eğitim görerek resim çalışmışlardır. Manzara, natürmort, nü, portre, otoportre konularında çalışan sanatçılar natüralist, empresyonist, kübist ve expresif tarzda eserler üretmişlerdir. Cumhuriyet rejiminin getirdiği ortamda bu faaliyetler hız kazanmış ve kadınlar diğer tüm alanlarda olduğu gibi resim sanatında da adlarından ve varlıklarından söz ettirmişlerdir.

 

Naciye Tevfik Biren, Celile Hikmet, Müfide Kadri gibi ressamlarla başlayan bu süreç, 19.yy. sonu–20. yy. başında sayıları gittikçe artan ve bu araştırmanın konusunu teşkil eden kadın sanatçılarımızla hız kazanmıştır.

 

Thumbnail imageAdanada Resim KurslarıThumbnail imageAdanada Resim KurslarıThumbnail imageKurslarıThumbnail imageResim Kurs

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Açese Sanat Galeri Sanat Sergileri

Thumbnail image

MADDİ KÜLTÜR VE MANEVİ KÜLTÜR

Başında felsefî özelliklerini açıklarken gördüğümüz gibi, idealist kültür anlayışının başlıca bir açmazı, kültürü «manevi kültür» alanı içinde görmesi ve onu maddi kültürden koparıp ayırmasıdır. Böyle bir ayırım, maddi kültürün «uygarlık», manevi kültürün ise «kültür» olarak ele alınmasına yol açmış; maddi ve teknik ilerlemeler uygarlık olarak değerlendirilirken, kültür, yalnızca manevi kültür (dinsel, sanatsal, vs. kültür) sınırları içinde tutulmuştur.

 

Bunun özünde yatan neden şöyle açıklanabilir: «Uygarlığın temeli bir kesimin bir başka kesim tarafından sömürülmesine dayandığı için, uygarlığın bütün gelişmesi sürekli bir çelişme içinde var olagelmiştir. Üretimindeki her ilerleme, aynı zamanda, ezilen kesimlerin, yani, büyük çoğunluğun durumunda bir gerileme olmuştur.»

 

Bir başka deyişle, kapitalist toplum maddi üretimde ilerleme gösterdikçe, kitlelerin bu üretim zenginliklerinden yararlanamaması sonucu bir gerileme göstermiş; maddi üretim zenginliklerinin gerçek üreticisi olan "geniş emekçi kitleler bu zenginlikleri ellerinde bulunduranların baskısı altında kendilerini manen geliştirebilme olanağını bulamamışlardır.

 

İşte aslında, toplumsal maddi-teknik ilerlemenin değil, ama kapitalist üretim tarzının sonuçlarından ötürü ortaya çıkan bu çelişme «uygarlık» ve «kültür» kavramlarının ayrılığında kendi yansımasını bulmuş, geniş üretici kitleler ile kapitalist üretim ilişkileri arasındaki kültürce çelişmenin «kapitalizmdeki kültür krizi»nin bir anlatımı olmuştur. («Manevi kültürü», burada «seçkinler kültürü»nü kendine maleden egemen sınıfların geniş kitlelere, yani, kültürden yoksun bıraktığı kitlelere nasıl «kitle kültürü»nü dayattığı olgusunun nedeni burada yine bir başka şekilde ortaya çıkmaktadır.)

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Ebru Sanat Sergilerden

B.S.Bel. Sergisi Kazanan Öğrencilerimizin Ödül Törenleri

Thumbnail image

 

Her varlığın kendine özgü bir dokusu vardır ve bu doku doğal ya da yapay olabilir. Doğada en yaygın bulunan doku, doğal dokulardır. Ağaç gövdelerinin ve yapraklarının, meyvelerin, sebzelerin, deniz kabuklarının, taşın, toprağın, hayvanlardaki tüylerin, fi gürlerdeki saçların vb. dokuları doğal dokuya sahiptir. Yapay dokular ise doğal olmayan dokulardır.

 

İnsan eliyle üretilmiş plastik ve metal ürünler, kumaş desenleri vb. yapay dokulara sahiptir. Dokular, duyu organlarımızla iki türde algılanır. Bunlar; sert yumuşak dokular ve pürüzlü-düz dokulardır. Bu özellikleri, varlıkların fiziki yapılarıyla ilgilidir ve farklı derecelere sahip r. Dokuların sert- yumuşak ve düz pürüzlü algılanması uzak ve yakın olmalarıyla da ilgidir.

 

Desen çalışmalarında varlıklara özgü dokusal etkilerin yansınması gerekir. Kompozisyonlarda kullanılan doku türlerinin farklı olması, kompozisyonda dengeyi oluşturduğu gibi kompozisyondaki hareket ve ritmi de oluşturarak dinamizmi arrır. İki farklı doku türü yan yana olduğunda zıtlık oluşturur. Kullanılan doku türlerinin eşit olmaması, kompozisyondaki denge için önemlidir. Kullanılan dokulardan birinin ağırlıkta olması, diğer dokuların ön

Plana çıkmasını sağlar. Özellikle kompozisyonda ilgi merkezinin belirlenmesinde, bu dokuların hem türünde hem de miktarında zıtlıklar kullanılarak izleyenin dikkat belli bir yöne yönlendirilebilir.

Kompozisyonda sert-pürüzlü dokular, yakın ve büyük etkisi oluştururken düz-yumuşak dokular, uzak ve küçük etkisi oluşturur. Bu sert-yumuşak ve düz-pürüzlü etki maddenin fiziki yapısıyla ilgili olmayıp dokunun özelliğinden kaynaklıdır. Kompozisyonda derinlik oluşturmak için de dokuların bu perspektif etkisine dikkat etmek gerekir.

Thumbnail imageAdana Fotoğraf SergileriThumbnail imageAdana Fotoğraf SergileriThumbnail imageAdana Fotoğraf Sergileri

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden