Skip to main content
Insan ne kadar büyük ruhlu olursa, aşkı o kadar derin bir şekilde duyar. Leonardo da Vinci

Ögeler etikete göre görüntüleniyor: Karakalem Dersi

Karakalem Dersleri ve Eğitim Kurumları

Thumbnail image

 

Model ve doğal-yapay nesnelerle bir kompozisyon oluşturunuz. Modelin, etrafındaki farklı nesnelerle uzak-yakın, büyük-küçük, yatay-dikey ilişkisi kurmasını sağlayınız. Kendinize göre figür-nesne-mekân ilişkisinin kurulduğu bir bakış açısı belirleyerek oturma pozisyonunuzu oluşturunuz. Model ve nesnelerin kendi içlerinde, birbirleriyle ve mekânla oranlarını doğru belirlemek için düzenlemeyi dikkatle inceleyiniz. Varlıkları oluşturan parçaların birbirleriyle ve bütünle olan oranlarını kâğıt yüzeyine aktarınız.

 

Yatay-dikey ve çapraz araştırma çizgilerini kullanarak her bir bölümün ya da parçanın diğer parçalarla oranını tek tek araştırınız. Oranları araştırırken iç kontur çizgilerini formların geometrik yapısına uygun olarak kullanmaya çalışınız. Varlıkların kendi parçaları arasındaki benzerlik ve farklılıklarla mekân ilişkisinin kurulmasına dikkat ederek birlik ve bütünlüğün oluşmasını sağlayınız. Işığın şiddeti ve yönüne dikkat ederek çalışmanızı tamamlayınız.

Thumbnail imagePortre TonlamaThumbnail imagePortre TonlamaThumbnail imagePortre TonlamaThumbnail imagePortre Tonlama TeknikleriThumbnail imageNü Tonlama

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Öğrencilerin Yaptıkları

Karakalem Dersleri

Thumbnail image

 

Sözün Görselleşmesi Ve İmge İmge, aslında hayattan ayrı duruyor gibi gözükse de özel bir yapıyla, ruhla, dille, tavırla hayattan izler taşımaktadır. Bu yönüyle imgenin canlılık özelliği taşıdığı söylenebilir. Nerede, ne anlamda bir davranış ve algılayış biçimi sergileyeceği tam olarak bilinemez. Bazen derin bir anlam, bazen de derin görsellikler taşıyabilir. Bu özelliklerin algılanması, tarihsel süreç içerisinde farklı yorumlara denk düşebilir.

 

Görülen ve okunan her sanat ürünü, alımlayıcıyı kendine yaklaştırdığı kadar, farklı bir boyuta taşıyarak uzaklaştırabilir de. Anlam bu noktada, imgeden çok, zamanın ona yüklediğiyle ilgilidir. Şiire imge zemini ne kadar uyarsa, görsel olana da bir o kadar zemin oluşturduğu söylenebilir.

 

Sözün imge gücü, alımlayan tarafından, söz bilinciyle test edilerek yorumlanırken, resmin imge gücü görsel bilincin algı düzeyiyle belli bir noktaya ulaşır. Çünkü sanat ürünü alımlayıcısıyla arasında zorunlu bir iletişim, zorunlu bir bağ kurar, kurulan bu bağ da, ürünün imgesinin bir başka bilinçte kök saldığı anlamına gelmektedir.

 

Dolayısıyla alımlayıcı, ürünün özümsenişinde farklılıkları algıladığı an imgesel bir yaklaşım içerisine girer. Bu süreç içerisinde, okurun kendi bilincinde adlandırmakta güçlük çektiği, kesinleştiremediği ama duyuları aracılığıyla edindiği imgelerle donatılmış olanı, algılayabildiği söylenebilir.

 

Bu aşamada harekete geçen imgelemdir; imgeyi var olduğu alandan alıp, bir diğer alanda varolmayı sağlamak da, yine imgelem gücüyle ilişkilidir. Alımlayıcı imgeleminde dönüştürdüğü imgeleri de, daha sonra bir başka biçime dönüştürebilme olanaklarını arayacaktır. Bu arada uyaran nesne olarak söz (şiir) görsellikle birlikte, farklı içeriklerle, üretenin öznel dünyasında yeni bir bilinç oluşturarak var olmaya başlayacaktır.

 

Thumbnail imageKarakalem ResimlerThumbnail imageKarakalem ResimlerThumbnail imageKarakalem ResimlerThumbnail imageKarakalem ResimlerThumbnail imageKarakalem Resimler

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Öğrencilerin Yaptıkları