Skip to main content

İstediğiniz kadar yüksek sırıklar üzerine çıkın. Her koşulda kendi bacaklarınızla yürüyeceksiniz. Montaigne

Ögeler etikete göre görüntüleniyor: Diploma Törenleri

Resim Eğitimleri Ve Çizim Dershaneleri

Thumbnail image

 

Popüler kültürün tüketim kültürüyle doğrudan ilişkisi, kitle iletişim araçlarıyla kültürün bizzat kendisinin bir endüstri haline gelmesi, yüksek kültürün geri plana itilişi ve topluma yönelik bir tahakkümün oluşturulması belli başlı eleştiri noktalarıdır.

 

Theodor Adorno gibi Frankfurt Okulu üyeleri kitle iletişim araçlarının toplum üzerindeki olumsuz etkilerini öne çıkarmış ve kültür endüstrisinde kültürün kitlelerce üretilmeyip yukarıdan aşağıya bir dayatmayla oluşturulduğunu savunmuştur.

 

Tüketicinin kültür endüstrisinin öznesi olmayıp nesnesi durumunda olduğunu belirten Adorno, kültür endüstrisinin koruduğuna inanılan şeylerin aslında bu endüstrinin kendisi tarafından yıkıldığına işaret eder. “Renkli film, o şenlikli eski tavernayı, bir bombanın becerebildiğinden daha büyük ölçüde yok etmiştir.”5 Adorno’ya göre aydınlanma, toplumsal değişimin rasyonel şekilde gerçekleşeceğine inanan bir entelektüel elitin projesidir. Bu projenin en çarpıcı sonucu günümüz toplumlarında ekonomik ve siyasi gücün artarak merkezileşmesidir.

 

Adorno kültürel alanda bu rasyonel merkezileşmeden kaçmanın, özgün ve üretken olabilmenin mümkün olduğunu ifade ederken bu sahada da aynı rasyonelleşmenin kendini gösterdiğine vurgu yapar. Aslında rasyonel otoriteden bir kaçış yahut bir sığınak olan kültür de giderek sanayileşen bir üretim alanı haline gelmekte ve insanlara sahte bir özgürlük hissi yaşatmaktadır.

 

Bir başka deyişle kapitalist toplumlarda ekonomik güç tekelleştikçe kültür bağımsız bir üretim ve tüketim alanı olmaktan çıkıp, kültür endüstrisini yöneten kapitalist iş adamları tarafından şekillenen ve yönlendirilen bir sektör haline gelmektedir.

 

Thumbnail imageYetenek Sınavları AdanaThumbnail imageYetenek Sınavları AdanaThumbnail imageYetenek Sınavları Adana

Yayınlandığı Kategori Çocuk Sanat Sergilerden

Resim Galerileri Sergi Salonları

Thumbnail image

 

Bu şartlarda kültür ürünleri meta haline gelir ve kültür endüstrisinin dilediği şekilde üretilir ve dağıtılır. Popüler kültür de işte bu safhada ortaya çıkar. Piyasa şartlarına teslim olan kültürel üretim ve tüketim giderek pasifleşen ve tek- tipleşen bir kültür geliştirir. Popüler dizi, şarkı ve film gibi eğlence ürünleri bir yandan da kültürel sembolleri araba, sigara gibi bazı tüketim unsurlarıyla entegre eden bir pazarlama sistemine hizmet eder.

 

Böylelikle Adorno’ya göre popüler kültür standart hale gelmiş, özgünlüğünü yitirmiş ve eleştirelliğini kaybetmiştir. Gerçek kültüryüksek kültür- insanı özgürleştirip bireyselleştirirken ve kültür endüstrisine karşı uyandırırken, popüler kültür insanları sömürüp, yabancılaştırmakta ve onları tercih hakkı olmayan pasif tüketiciler haline getirmektedir.

 

Thumbnail imageSanat PartileriThumbnail imageSanat Partileri Adana AnadoluThumbnail imageSanat PartileriThumbnail imageSanat PartileriThumbnail imageSanat Partileri

Yayınlandığı Kategori Çocuk Sanat Sergilerden

Fotoğraf Sergileri Resim Sergileri

Thumbnail image

 

Tüketim kapitalizmine küresel ölçekte tepkilerin artmaya başladığı, devrim hareketlerinin ivme kazandığı 1960’lı yıllarda İngiliz kültürel çalışmalar ekolü gelişmiştir. İngiliz kültür çalışmaları önceleri İngiliz işçi sınıfının yaşam şekilleri üzerinde yoğunlaşmış ve Amerikan kültür ürünlerinin temsil ettiği kitle kültürüne karşı tavır almıştır.

 

Thompson’ın işçi sınıfının kurumları ve mücadelesi ile ilgili çalışması, Hoggart ve Williams’ın işçi sınıf kültürünü koruyup kitle kültürüne karşı geliştirdikleri tezler aslında bir sosyalist toplum dönüştürme projesinin birer parçası olmuştur.

 

Thumbnail imageGenç SanatçılarThumbnail imageGenç SanatçılarThumbnail imageGenç Sanatçılar

Yayınlandığı Kategori Çocuk Sanat Sergilerden

Düzenli Resim Sergileri Yapan Kurumlar

Thumbnail image

 

Popüler kültürden bahsetmeden önce pek çok kültür incelemesinde kültür ile, özellikle de popüler kültür ile eş anlamlı kullanılan «ideoloji» teriminin de üzerinde durmakta fayda vardır. İdeoloji de sık kullanılan ve fakat anlamı üzerinde de çok tartışılan bir kavramdır. Bir yaklaşıma göre ideoloji, bir grup tarafından savunulan sistemli bir bilgi örüntüsüdür- parti ideolojisi gibi.

 

İkinci bir yaklaşıma göre ideoloji gerçeği bilinçli bir biçimde değiştirmek suretiyle «yanlış bir farkındalık» oluşturmaya yarayan metinler ve eylemleri kapsar.8 Bu şekilde ideoloji güçlü grupların menfaatlerini korumaya yarar- kapitalist ideoloji gibi. Üçüncü ideoloji tanımına göre ise ideoloji dünyayı belirli bir surette sunan her tür metni kapsar ve bunların tamamı maksatlıdır.

 

Thumbnail imageAdana da Sanat KurumuThumbnail imageAdana da Sanat KurumuThumbnail imageAdana da Sanat Kurumu

Yayınlandığı Kategori Çocuk Sanat Sergilerden

Yıl Sonu Sanat Faaliyetleri

Thumbnail image

 

Popüler kültür söz konusu edildiğinde uzmanların çoğunun kabul ettiği temel görüş, söz konusu olgunun sanayileşme ve şehirleşmenin önemli merkezlerinden İngiltere’de ortaya çıktığı gerçeğidir. Daha yakından bakıldığında sanayileşme öncesi İngiltere’de temel olarak iki kültürün varlığından söz edilebilir: Az veya çok tüm sınıfların benimsediği bir ortalama kültür ve toplumda baskın olan sınıflar tarafından benimsenen elit/seçkin kültürü. Sanayileşme ve şehirleşmeyle beraber kültürel haritayı yeniden çizen üç hadise vuku bulmuştur.

 

Öncelikle sanayileşme işçi ve işveren ilişkilerini değiştirmiş, ikinci olarak şehirleşme, sınıfların yaşamsal alanlarını belirgin şekilde ayırmıştı. Sözgelimi tarihte ilk kez bu dönemde işçi kadın ve erkeklerin yaşadığı alanlar toplumun diğer kesimlerinden ayrılmıştı. Üçüncü olarak ise Fransız devriminin yarattığı panik sonucunda hükümetler kimi önlemler almak zorunda kalmış, böylece siyasi rakidalizm sona ermese de yer altına çekilmişti. Bu üç faktör yeni bir kültürel alan açmış ve söz konusu alan baskın grupların etkisinden az veya çok uzak bir popüler kültür üretimine alan açmıştı. Bu alanın nasıl doldurulduğu sorusu ise tartışmalı bir yol izlemiştir.

Thumbnail imageGenç RessamlarThumbnail imageGenç RessamlarThumbnail imageGenç RessamlarThumbnail imageGenç RessamlarThumbnail imageGenç Ressamlar Adana Anadolu

Yayınlandığı Kategori Çocuk Sanat Sergilerden

Sanat Eğlenceleri ve Sanat Kursları

Thumbnail image

 

Popüler kültür söz konusu edildiğinde uzmanların çoğunun kabul ettiği temel görüş, söz konusu olgunun sanayileşme ve şehirleşmenin önemli merkezlerinden İngiltere’de ortaya çıktığı gerçeğidir.

 

Daha yakından bakıldığında sanayileşme öncesi İngiltere’de temel olarak iki kültürün varlığından söz edilebilir: Az veya çok tüm sınıfların benimsediği bir ortalama kültür ve toplumda baskın olan sınıflar tarafından benimsenen elit/seçkin kültürü. Sanayileşme ve şehirleşmeyle beraber kültürel haritayı yeniden çizen üç hadise vuku bulmuştur.

 

Öncelikle sanayileşme işçi ve işveren ilişkilerini değiştirmiş, ikinci olarak şehirleşme, sınıfların yaşamsal alanlarını belirgin şekilde ayırmıştı. Sözgelimi tarihte ilk kez bu dönemde işçi kadın ve erkeklerin yaşadığı alanlar toplumun diğer kesimlerinden ayrılmıştı.

 

Üçüncü olarak ise Fransız devriminin yarattığı panik sonucunda hükümetler kimi önlemler almak zorunda kalmış, böylece siyasi rakidalizm sona ermese de yer altına çekilmişti. Bu üç faktör yeni bir kültürel alan açmış ve söz konusu alan baskın grupların etkisinden az veya çok uzak bir popüler kültür üretimine alan açmıştı. Bu alanın nasıl doldurulduğu sorusu ise tartışmalı bir yol izlemiştir.

 

Thumbnail imageSanat GünlükleriThumbnail imageSanat GünlükleriThumbnail imageSanat GünlükleriThumbnail imageSanat GünlükleriThumbnail imageSanat Günlükleri

Yayınlandığı Kategori Çocuk Sanat Sergilerden

Resim Şenliklerin Düzenleyen Kurumlar ve Adresleri

Thumbnail image

 

Popüler kültürün üçüncü bir tanımı “kitle kültürü” olarak ifade edilebilir. Burada asıl söylenmek istenen şey popüler kültürün ticari kültür olduğu ve kitle tüketimi için yapılan kitle üretimi olduğu gerçeğidir. Kitle kültürü perspektifinden yapılan çalışmalar çoğunlukla kültürün daha farklı anlaşıldığı geçmişteki bir ‘altın çağ’dan söz eder ve kaybolan bir organik topluma ve kaybolan bir folk kültüre işaret ederler. Ayrıca söz konusu yaklaşımdan yapılan analizler kitle kültürü konusunda baş aktör olarak Amerikan kültürünü işaret eder.

 

Thumbnail imageEğlenceli FotolarThumbnail imageEğlenceli FotolarThumbnail imageEğlenceli Fotolar

Yayınlandığı Kategori Çocuk Sanat Sergilerden

Sanatsal Etkinliklerin Yapıldığı Yerler

Thumbnail image

 

Popüler kültür için yapılan dördüncü bir tanımlama popüler kültürü folk kültürle beraber ele alır ve halkın halk için ürettiği kültür olarak tanımlar. Ancak bu tanımlama bir yandan halkın içine kimin dahil olduğu sorusunu da beraberinde getirirken, öte yandan popüler kültürün barındırdığı ticari kaygıyı göz ardı eder. Popüler kültürün beşinci tanımlaması Gramsci’nin toplumda baskın grupların entelektüel ve ahlaki liderlik süreçleriyle daha alt grupların onayını kazanma arayışı olarak ‘hegemony’ kavramı kullanılarak yapılmıştır.

Burada popüler kültür alt grupların direnciyle baskın grupların mücadele alanı olarak görülür ve söz konusu olgu ne kitlenin ürettiği kültürdür ne de halkın ürettiği karşıt kültürdür; aksine direnç ve ortaklığın ürettiği değiş tokuş ve uzlaşma alanıdır. Böylece popüler kültür ürünleri Gramsci’nin ifadesiyle ‘uzlaşı dengesi, ifade eder ve bu süreç hem tarihsel hem de senkroniktir. Örneğin, deniz kıyısı sahil tatilleri tarihte aristokratik bir olay olarak başlamış fakat zamanla popüler bir olguya dönüşmüştür.

 

Thumbnail imageAnadolu Sanat SergiThumbnail imageAnadolu Sanat SergiThumbnail imageAnadolu Sanat Sergi

Yayınlandığı Kategori Çocuk Sanat Sergilerden

Sanat Segileri Sanat Faaliyetleri

Thumbnail image

Popüler kültürün tüketim kültürüyle doğrudan ilişkisi, kitle iletişim araçlarıyla kültürün bizzat kendisinin bir endüstri haline gelmesi, yüksek kültürün geri plana itilişi ve topluma yönelik bir tahakkümün oluşturulması belli başlı eleştiri noktalarıdır.

 

Theodor Adorno gibi Frankfurt Okulu üyeleri kitle iletişim araçlarının toplum üzerindeki olumsuz etkilerini öne çıkarmış ve kültür endüstrisinde kültürün kitlelerce üretilmeyip yukarıdan aşağıya bir dayatmayla oluşturulduğunu savunmuştur. Tüketicinin kültür endüstrisinin öznesi olmayıp nesnesi durumunda olduğunu belirten Adorno, kültür endüstrisinin koruduğuna inanılan şeylerin aslında bu endüstrinin kendisi tarafından yıkıldığına işaret eder.

 

“Renkli film, o şenlikli eski tavernayı, bir bombanın becerebildiğinden daha büyük ölçüde yok etmiştir.”5 Adorno’ya göre aydınlanma, toplumsal değişimin rasyonel şekilde gerçekleşeceğine inanan bir entelektüel elitin projesidir.

 

Bu projenin en çarpıcı sonucu günümüz toplumlarında ekonomik ve siyasi gücün artarak merkezileşmesidir. Adorno kültürel alanda bu rasyonel merkezileşmeden kaçmanın, özgün ve üretken olabilmenin mümkün olduğunu ifade ederken bu sahada da aynı rasyonelleşmenin kendini gösterdiğine vurgu yapar.

 

Aslında rasyonel otoriteden bir kaçış yahut bir sığınak olan kültür de giderek sanayileşen bir üretim alanı haline gelmekte ve insanlara sahte bir özgürlük hissi yaşatmaktadır. Bir başka deyişle kapitalist toplumlarda ekonomik güç tekelleştikçe kültür bağımsız bir üretim ve tüketim alanı olmaktan çıkıp, kültür endüstrisini yöneten kapitalist iş adamları tarafından şekillenen ve yönlendirilen bir sektör haline gelmektedir.

 

Thumbnail imageGenç Ressamların SergileriThumbnail imageGenç Ressamların SergileriThumbnail imageGenç Ressamların Sergileri

Yayınlandığı Kategori Çocuk Sanat Sergilerden

Sergiler ve Etkinlikler Merkezi

Thumbnail image

 

Erdoğan‟ın  belirttiği gibi günümüzde artık kitle kültürü, kitle iletişim araçları ve bu araçların desteklediği küresel pazarın mal, hizmet ve ideolojisiyle birlikte düşünülür olmaya başlamıştır. Popüler kültürü bu bağlamda değerlendirecek olursak, bu kültürün kitle üretimi yapan pazarın ekonomik ve siyasal ifadesi olan kitle kültürünün somut şekillerinden birisi olduğu görülmektedir.

 

Teknolojinin getirdiği imkanlar beraberinde çeşitli üretim olanakları getirmişti. Kitle üretimi ve kitle tüketimi arasında dengenin sağlanması için ilgili aktörler kitle iletişimi aracılığı ile bireylerin bilincini değiştirmeye çalışmaktadırlar. Küreselleşen kapitalizm, medyayı bir araç olarak kullanıyor. Dünyanın bir pazar haline gelmesi, insanların kitle iletişim araçlarından ve birbirlerinin kültürlerinden etkilenmelerini kaçınılmaz kılmaktadır.

 

Söz konusu gelişmelerin toplum hayatına getirdiği bazı kolaylıkların yanı sıra, sosyo-kültürel yapıda aynılaşma, özenme gibi bir takım çelişkilerin de ortaya çıkmasına neden oldu.

 

Dünyanın başka ülkeleri gibi Kırgızistan‟ da da bir kitle toplumu görünümü kazandıktan sonra, gündelik yaşama kitle iletişim araçlarının yaydığı popüler kültür egemenliği yayılmıştır.

 

Thumbnail imageEvrensel Sanat NedirThumbnail imageEvrensel Sanat NedirThumbnail imageEvrensel Sanat Nedir

Yayınlandığı Kategori Çocuk Sanat Sergilerden