Skip to main content

İstediğiniz kadar yüksek sırıklar üzerine çıkın. Her koşulda kendi bacaklarınızla yürüyeceksiniz. Montaigne

Sulu/Yağlı Boya Kitapları

Sulu/Yağlı Boya Kitapları (7)

Salı, 03 Mayıs 2011 18:57

Yağlı Boya Kitabı

Yazan

Thumbnail image

Böylesine bir güce sahip sanatın önemi çağımızda giderek artmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” sözü ulusların var olma süreçlerinin sanatsal varlıklarıyla doğru orantılı olduğunu gösterir.

 

Bireylerin yaratıcı güçlerini geliştirmede en önemli etkenlerlerden biri de sanat eğitimidir.

 

Toplumun gelişmesi ancak yaratıcı insanların ortaya koyduğu ürünlerle mümkündür. Çağdaş olmanın önemli koşullarından biri de sadece çevresiyle uyumlu olmak değil yaşanan çevreye yeni şeyler katarak yaşamı zenginleştirmektir. Yaratıcı insan her alanda çevresine katkıda bulunan, yeniliklere açık, eleştirel bakış açısı gelişmiş insandır.

 

Sanat eğitimi alan birey, giyiminden çevresinde yer alan nesnelere kadar her şeyde sanatsal nitelikler aramakta kendinin ve çevresinin yaşam kalitesini yükseltmektedir. Sanat eğitimi bireyin, dolayısıyla toplumun gelişmesi için ön koşuldur.

 

Sanat tarihi eğitimi, bireyin çevresindeki sanat eserlerine sanatçı duyarlılığıyla yaklaşmasını ve farkında olmasını amaçlar. Bu sayede öğrenci sanatı tanıyacak, öğrenecek, seçenek ve yeni biçimler yaratmada bir temel oluşturacaktır.

 

Salı, 03 Mayıs 2011 18:56

Basıt Yağlı Baya Çizim Teknikleri

Yazan

Thumbnail image

Sanat eğitimi alan bireylerin sanat tarihi bilincini geliştirerek geçmişten günümüze neler yapıldığını bilmesi, bireyin kendini gerçekleştirmesi ve çağını anlamlandırabilmesi açısından önemlidir. Kültürel birikimini tamamlayan birey, bu sayede bir sanat eserini tanıyıp kavrayacaktır.

 

Geçmişten günümüze sanatı tanıyan birey, kendi sanat görgüsünü geliştirecek ve kültürünü gelecek kuşaklara aktarabilecektir. Sanat nesnelerini tanımak ve anlamak ancak araştırarak, irdeleyerek, akıl süzgecinin dışındaki verilerden olabildiğince uzak durarak gerçekleşir.

 

Sanat nesneleriyle sürekli karşılaşan insan iyiyi kötüden ayırt edebilir. Örneğin, iyi şiir örnekleriyle karşılaştıkça güzeli, güzel olmayandan ayırt etmede pratik bir yetenek kazanacaktır. Kazanılan bu pratik yetenek tek başına yeterli değildir. Eserler üzerinde düşünmek, karşılaştırmalar yapmak, başkalarının düşünce ve yargılarından yararlanmak gerekir. Önemli sanat olgularına bu yolla ulaşılabilir.

 

Salı, 03 Mayıs 2011 18:55

Yağlı Boya Çizim Teknikleri

Yazan

Thumbnail image

Binlerce yıldır varlığını sürdüren insan, hayvanlara göre daha savunmasızdır, buna rağmen avcılık yeteneğiyle zekâsını birleştirerek doğayla mücadele etmiştir. Yaşama, yeme ve giyinme gereksinimlerini karşılayabilmek amacıyla avlanmıştır. Yiyecekleri parçalamak için taş kullanmayı akıl etmiştir.

 

Keskin taşı ve kemikleri biçimlendirerek av aletleri yapmıştır. Bu aletlerden kendini savunurken de yararlanmıştır. Açık arazi savunma güçlüğü yarattığı için mağaraları barınma ve korunma amacıyla kullanmıştır.

 

Mağaralarda yaşamını sürdüren tarih öncesi insan; avladığı hayvanın etini yemiş, postundan giysi, kemiğinden savunma aletleri yapmıştır. Hayvanların gücünden ve doğadaki var oluşlarından etkilenen insan, bu hayvanların resimlerini yaşadıkları mekânlara yaparak onlara kutsal bir misyon yüklemiştir. Bu sayede avda daha başarılı olacağına inanmıştır.

 

Salı, 03 Mayıs 2011 18:53

Sulu Boya Manzara Teknikleri

Yazan

Thumbnail image

Çağdaş dünya sanatını kavrayabilmek için öncelikle çağdaş, sanat ve çağdaş sanat terimlerinin anlaşılması gerekir. Çağdaş, sözcük anlamıyla “Bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan, çağcıl, uygarca, modern, asrî (TDK Büyük Türkçe Sözlük).” demektir.

 

Ancak bir kavram, salt sözcük anlamından çok daha fazlasını içermektedir ve zamanla ona pek çok anlamlar yüklenir. Çağdaşlık kavramı da sözcük anlamının ötesinde bir anlam taşımaktadır. O hâlde çağdaşlık neyi ifade etmektedir? Çağdaşlık, aynı çağda yaşamanın ötesinde kültürü ve uygarlık düzeyini de anlatmaktadır.

 

Çağdaş denince yaklaşık aynı uygarlık düzeyinde olan, kültürleri birbirinden farklı da olsa aynı temel değerleri paylaşan kimseleri anladığımız söylenebilir.

 

Sayfa 1 / 2