Hiç kuşkusuz, Batı'da sanatsal kültürel yaşamın özündeki vahimliğin ABD'de billurlaştığını görmekteyiz: «Amerika Birleşik Devletleri'nde sanatın ve sanatçının durumuna yön veren Başlıca gerilim, bireyci dünya görüşü ile kitle kültürünün istekleri arasında yer alıyor.
Bir yandan sanatçının...
Sanatsal yaşama sahip çıkılmasının bir sonraki aşaması ise büyük kuruluşların sanata el atmasıyla belirli bir hale gelmiştir. Büyük bankaların, holdinglerin, işletme ve kuruluşların egemenliği altında, sanatsal yaşam da gittikçe burjuvazinin tekeli altına girmiştir. Özellikle de tiyatro,...
Dolayısıyla, eğer, sözgelişi, ülkemizde ulusal kültürden söz açacaksak, bunun en önce, temelinden bağlı olduğu kapitalist üretim biçimi ve ilişkileriyle ortaya koymamız, yani, kapitalist toplum kültürü çerçevesinde, daha doğrusu, tarihsel gelişimi ve niteliği gereği, «azgelişmiş kapitalist...
Ayrıca, ödüllendirmeler dolayısıyla, bu tür örgütlendirme etkinliklerine canlılık kazandırma yoluna da gidilmektedir. Hiç kuşkusuz, yukarda değindiğimiz gibi, sanatın ideolojik, üretimsel ve işlevsel yönleri arasında yakın bir ilinti vardır.
Bu yüzden de, örneğin, bugün belki yüz...
Ülkemizde kitle kültürünün maddî tohumlarının atılışı 1950 yıllarına, yani, tekelci kapitalizmle ilişkiler içine girildiği yıllara bağlayabiliriz.
Hiç kuşkusuz, ülkemizde ilk sanayileşme etkinliklerine devletçiliğin ağır basması ve bu ilk sanayileşme süreci ve boyutlarının, kitle kültürünün...
Kitle Kültürünü Oluşturan Maddî Nedenler
Bilineceği gibi, kitle kültürü, 19. yüzyılda, sanayileşme etkinliklerinin büyük boyutlara ulaşmasına, kentlerde emekçi kesimlerin yığınlar halinde yoğunlaşmasına bağlı olarak ortaya çıkmış; özellikle de, kapitalizmin emperyalizm aşamasında, burjuva...
Bu doğrultuda, Kastelli Şirketler Topluluğu Genel Koordinatörü şöyle diyor: «Kuruluşların toplumsal sorumluluğu, toplumu, kendi içinde kaynaşmış ve geleceğe yönelik hedeflerde ulusal bilinç etrafında birleşmiş olmaktır.» (1)
Burada, Genel Koordinatör'ün temsil ettiği toplumsal-ekonomik...
Model olacak kişinin herkesin rahat görebileceği bir yerde oturmasını sağlayınız. Modelin bulunduğu mekândaki nesnelerin fi gürle bağlantısını inceleyiniz. Modelin ve nesnelerin boşlukta kapladığı hacmi ve oluşan boşlukları inceleyiniz. Kompozisyonda mekânın oluşması ve derinliğin algılanması...
Hiç kuşkusuz, burada da, aslında egemen burjuva kültürünün kitlelerin kültürünü kendi içinde eritme, kendi değerlerine bağımlı kılma amacını görmekteyiz; öyle ki, pratikte bu görüş (sözgelişi, Andre Malraux'nun denediği şekilde), modern burjuva sanatına «kitlesellik» kazandırılması olarak...
Çünkü bilimselliğini yitirmiş burjuva düşüncesinin varacağı en son uğrak, kendine «ütopyalar» yaratmaktır. Çökmekte olan burjuva sınıfların en belirgin özelliği olan toplumsal aldatmacalar ve ham hayaller üretme olgusu, aslında, toplumsal idealler ile toplumsal üretim tarzı arasındaki derin...