Adanadaki Çocuk Sergileri ve Çocuk Senlikleri

Thumbnail image

Çocuklar İçin Özel Eğitici Kurslar

Popüler kültürden bahsetmeden önce pek çok kültür incelemesinde kültür ile, özellikle de popüler kültür ile eş anlamlı kullanılan «ideoloji» teriminin de üzerinde durmakta fayda vardır. İdeoloji de sık kullanılan ve fakat anlamı üzerinde de çok tartışılan bir kavramdır. Bir yaklaşıma göre ideoloji, bir grup tarafından savunulan sistemli bir bilgi örüntüsüdür- parti ideolojisi gibi. İkinci bir yaklaşıma göre ideoloji gerçeği bilinçli bir biçimde değiştirmek suretiyle «yanlış bir farkındalık» oluşturmaya yarayan metinler ve eylemleri kapsar.8 Bu şekilde ideoloji güçlü grupların menfaatlerini korumaya yarar- kapitalist ideoloji gibi. Üçüncü ideoloji tanımına göre ise ideoloji dünyayı belirli bir surette sunan her tür metni kapsar ve bunların tamamı maksatlıdır.

Thumbnail imageTemel TasarımThumbnail imageTemel TasarımThumbnail imageTemel Tasarım

Devamını Oku Yorum Yok

Adanadaki Çocuklardaki Büyük Yaratıcılık

Thumbnail image

Çocuklar İçin Ozel Kurslar

Kitle iletişiminin üç unsurundan söz etmek mümkündür. İlk unsur; üretim ve dağıtım sürecidir yani, kitle iletişim materyalini üretme ve özel iletişim kanalları yoluyla iletme ve yayma sürecidir ki bu süreç belirli kurumsal düzenlemeler içerir. İkinci unsur, medya mesajının inşasıdır. Örneğin televizyon söz konusu olduğunda kullanılan dilin söz dizimi, biçimi ve tonu; söz ve görüntünün yan yana bulunması, kullanılan görüntü açıları, renkler, sekanslar, anlatının yapısı, üst ses ya da geri dönüş (flashback) gibi özel araçların kullanımı; mizah, cinsellik ve şiddet gibi özelliklerle gerilimin birleştirilme biçimleri sayılabilir.

Kitle iletişiminin üçüncü unsuru ise medya mesajlarını alma ve içselleştirme sürecidir. Araştırmaların pek çoğu medya mesajlarının alınması ve izleyicilerin tepkilerinin doğası ve büyüklüğü üzerinde yapılmıştır ve yapılmaya devam etmektedir. Bu araştırma ise yukarıda işaret edilen kitle iletişim araçları ve medyanın kültürel süreçlere etkileri bağlamında televizyonun Türk kültürüne etkilerine dair toplumun algısını ortaya koymayı amaçlayan bir çalışmadır.

Thumbnail imageÇocuk SanatçılarThumbnail imageÇocuk SanatçılarThumbnail imageÇocuk Sanatçılar

Devamını Oku Yorum Yok

Adanadaki Geleceğin Çocukları

Thumbnail image

Çocuklar İçin Yaz Kurslari

Kitle iletişim araçlarının işlevlerine dikkat çekmek istendiğinde ilk akla gelenin bilgi edinme ve edindirme olduğu söylenebilir. Ancak bunun ötesinde bir kültür aktarma, sosyalleşme aracı olarak rol üstlenen medya araçlarının küresel kültürün evrenselleşmesine de katkı sağladığı bir gerçektir. Stuart Hall’un da belirttiği gibi özellikle uydu yayınının yaygınlaşmasıyla birlikte televizyon yayıncılığında ulusal sınırlar aşılmış, küresel düzeyde bir etkileşimden ve bir küresel kitle kültüründen söz edilir hale gelinmiştir.

Kitle iletişim araçları arada uzun mesafeler olmasına rağmen coğrafi olarak ayrı bölgelerdeki insanların birbirlerinden haberdar olmalarına; dahası kimi insanların ötekilerin hayatlarına vâkıf olmalarını sağlar. Böylece görüntü “resim”, sözün (efsane, hikaye) ve yazının geleneksel hakimiyetini elinden alır. Farklı kültürlere dair merak; ilgili videoların, belgesellerin izlenmesiyle giderilmeye başlandığında, uzaktaki bilinmeyenin esrarengiz havasını ortadan kaldırır.

Thumbnail imagePastel Boya OyunlarıThumbnail imagePastel Boya OyunlarıThumbnail imagePastel  Thumbnail imagePastel Boya

Devamını Oku Yorum Yok

Adanadaki Çocuklarda Gelecek

Thumbnail image

Ebru Kursları

İnsanoğlu toplumsal bir varlıktır. Bunun için de birbirleriyle iletişim kurmak zorundadırlar. İletişim kurmasalardı, insanlık tarihinde hiçbir ilerleme görülmez, bugünkü duruma ulaşılamazdı. Bugün bir tuşa basılarak dünyanın öbür ucundaki bilgiye çok kısa bir zamanda ulaşmak işten bile değildir. İnsanlar için bu kadar önemli olan iletişimin gerçekleşebilmesi için alıcı, verici ve iletinin (mesaj) olması gerekir. Verici kişinin bir iletisi olsa bile alıcıya ulaştıramazsa iletişim sağlanamaz. Bunu ulaştırmanın çeşitli yolları vardır. Müzik, dans, resim, duman vb. bunlar birer iletişim aracı olarak kullanılabilir; fakat hiçbiri insana “dil”in sunduğu sınırsız olanakları sağlayamaz. Dil, insanlar arasında iletişimi en kısa ve kolay yoldan gerçekleştirir. Burada sözü edilen dil konuşma organı olan “dil” değil, anlaşma aracı olan “insan dili”dir. Hem yazı hem de konuşma dili “dil” sözcüğü kapsamında ele alınmaktadır.

İnsanlar arasında birliği, düzeni, anlaşmayı sağlayan bu aracın doğuşu konusunda çeşitli savlar ileri sürülmektedir. Bu savlar kanıtlanamamakta; fakat mantığa en yakını dilin toplumsal bir varlık olan insanın gereksinimleri sonucu önceleri beden dili, sonra konuşma dili olarak oluştuğudur. İnsanoğlu anlaşmak için ilk önceleri beden dilinden yararlanmış, daha sonra beden diline konuşma dilini katmıştır. Konuşurken beden dilinden olabildiğince yararlanılmaktadır; çünkü beden dili konuşmanın daha etkili olmasını sağlamaktadır. Hiç konuşulmadan yaşanan bir günün olmadığı göz önünde bulundurulursa, konuşmanın yaşamımızda ne kadar çok yer tuttuğu ve önemli olduğu anlaşılır. İşte bu ünitede dil nedir, dilin doğuşu, dil – düşünce etkileşimi, dil – kültür ilişkisi, konuşma nedir, konuşma dili ve özellikleri, konuşma ilkeleri, konuşmacıda bulunması gereken özellikler ve konuşmanın görgü kuralları konuları ele alınacaktır.

Thumbnail imageKolaj ÇalışmalarıThumbnail imageKolaj ÇalışmalarıThumbnail imageKolaj Çalışmaları

Devamını Oku Yorum Yok